Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/5186 E. 2024/2396 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5186
Karar No
2024/2396
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/512 E., 2016/54 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/512 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın temyiz istemi, cezalandırılmalarını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, yetkilisi olduğu acentelikte sigorta poliçesi yaptırmak için başvuran şikâyetçiden parasını aldığı halde poliçeyi yapmış gibi gösteren sahte poliçe düzenleyip verdiği, şikâyetçinin kaza yapması sebebiyle durumun ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Allianz Sigorta'nın cevabı yazısına göre, inceleme konusu poliçenin şirket kayıtlarında yer almadığı bu nedenle de geçerli olmadığı belirtilmiştir. 4. Suça konu belge aslı dosya içerisindedir. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu poliçenin duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, duruşmada sanığa tüm bilgi ve belgelerin okunduğu ve dosyada aslı bulunan sigorta poliçesi üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede aldatma kabiliyetinin olduğu belirlenmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve düzelterek onama nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçlarında uygulanabileceği gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/512 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2/2 nci paragrafının çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/5186, K. 2024/2396, T. 28.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-5186-e-2024-2396-k-5794e19b1bf0