Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/42434 E. 2025/11596 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/42434
Karar No
2025/11596
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2692 E., 2018/120 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın, daha önce aynı adrese yapılmış tebligat bulunmadığından hukuken geçersiz olup öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece (Temyizin kapsamına göre) İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2017 tarihli ve 2016/369 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 207/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik aleyhe istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın sanık hakkındaki beraat hükmünün kaldırılarak mahkumiyetine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h maddesine aykırı olarak, 5271 sayılı Yasa'nın 280/1. maddesinin a ve b bentleri kapsamına girmediği halde, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın savunma hakkı da kısıtlanmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre de; sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/42434, K. 2025/11596, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-42434-e-2025-11596-k-57c4a2465214