Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/42052 E. 2024/4092 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/42052
- Karar No
- 2024/4092
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/365 E., 2021/102 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; ''hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2019/365 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın katılan ...'ın ekonomik sıkıntılarını bildiği, katılanın bankalara yaptığı kredi başvurularının olumsuz sonuçlanması üzerine sanığın bu işi çözebileceğini, katılanın bazı banka şubelerinden kredi almasını sağlayabileceğini söylediği, ilk olarak 800,00 TL sonra 200,00 TL ve hesaplarda bir yanlışlık olduğunundan bahisle 1,400 TL ve buna benzer çeşitli hilelerle katılanı kendisine inandıran sanığın hesabına 13.05.2012- 31.05.2012 tarihleri arasında 7 farklı tarihte peyder pey olmak üzere toplam 6.000 TL para yatırılmasını sağladığı, katılanın işin çözülmesini beklediği sırada sanığın ortadan kaybolduğu, katılanın sanığa ulaşamadığı bu suretle sanığın zincirleme dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2.Katılan ..., şikayetçi olduğunu, katılmak istediğini beyan etmiştir. 3. Sanık ...... katılanı arkadaşları aracılığı ile tanıdığını, bankalardan kredi almasını sağlamak için bu işi çözeceğini düşündüğü Kenan Darvaz ile katılanı tanıştırdığını, katılanın gönderdiği paraları Kenan'ın hesabına havale ettiğini, bir süre sonra Kenan'a ulaşamadığını, kendisinin de mağdur olduğunu, menfaati temin edenin Kenan olduğunu savunmuştur. 3. Katılanın sanığın hesabına 13.05.2012- 31.05.2012 tarihleri arasında 7 farklı tarihte peyder pey olmak üzere toplam 6.000 TL para yatırdığınına dair dekontlar dosya arasına alınmıştır. 4. Sanığın beyanlarda geçen Kenan Darvaz başta olmak üzer diğer üçüncü kişilere tüm aramalara rağmen ulaşılmamış, adresleri, kimlik ve iletişim bilgileri tespit edilememiştir. 5. Dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, sanığa yapılan tebligata rağmen sanığın uzlaştırma bürosuna başvurmaması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin başarısız olduğuna dair uzlaştırma raporu düzenlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.