Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41321 E. 2025/4766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41321
- Karar No
- 2025/4766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2161 E., 2019/87 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle sorgusunda bildirdiği adresine tebliğe çıkarılıp iade gelmesi halinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre MERNİS adresine tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, en son bilinen adrese tebliğ çıkartılmadan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/297 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/2161 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna ve suçun sübut bulmadığına, eksik inceleme ile yargılama yapıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.