Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39487 E. 2025/4471 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39487
- Karar No
- 2025/4471
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3743 E. 2019/506 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/863 Esas, 2017/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/3743 Esas, 2019/506 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz isteği, ilk derece mahkemesinin kararının doğru olduğuna, maddi ve manevi unsurları oluşan suç açısından verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.