Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38960 E. 2023/10603 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38960
- Karar No
- 2023/10603
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/113 E., 2015/719 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ...'ın 11.08.2013 tarihinde sanık ...'ın satış görevlisi olarak çalıştığı iş yerinden 8.200,00 TL değerinde mobilya satın aldığı, katılanın satış bedelinin 3.200,00 TL.sini peşin olarak verdiği ve kalan 5.000,00 TL için ise mal tesliminden sonra kredi kartı ile ödemek şartıyla 1 adet alacaklısı ...Mobilya ... Dayanıklı Tük. Mal. Ve Rek. Hiz. Tic. Ltd. Şti, borçlusu ... olan 5.000,00 TL değerinde senet verdiği, aralarındaki anlaşmaya göre 03.09.2013 tarihinde katılanın borcunu kapatıp senedini geri alacağı, ancak katılanın 03.09.2013 tarihinde mağaza genel müdürü ile görüştüğünde daha önce verdiği senedin iş yerinin kayıtlarında görülmediğini, sanık tarafından senedin ve sözleşmenin değiştirilerek suça konu 5.200,00 TL bedelli sahte bir senet ve sözleşme tanzim edildiğini öğrendiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3.12.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda suça konu senet ile satış sözleşmesindeki yazı ve rakamlar ile alıcı ve borçlu ... adına atılı imzaların, ...’ın el ürünü olduğu belirtilmiştir. 4.Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Belgede yapılan sahteciliğin aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu senet ve sözleşme aslı üzerinde aldatma niteliği yönünden Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, belge asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge asıllarının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan "keşide yeri ve tanzim tarihi " nin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, aslı adli emanete alınmış suça konu senedin dosya arasında bulunan fotokopisinden senedin keşide yeri, tanzim tarihi ve ödeme tarihinin belirtilmediği bu nedenle bono vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/719 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.