Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38713 E. 2025/312 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/38713
Karar No
2025/312
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/93 E., 2020/246 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, dedesi olan Mehmet Aydemir'in üzerine kayıtlı bulunan ancak kendisinin kullandığı, 0 545 242 44 43 ve 0 545 242 44 61 nolu cep telefonlarıyla katılanı arayarak Yargıtay 3. Ceza Dairesinden aradığını belirtip Yargıtay'da bulunan 6.000 TL para cezasının onandığını, katılana, tebligat gönderildiğini ancak tebligatın katılana tebliğ edilemediğini hakkında arama kararı çıkartıldığını, saat 17:00'ye kadar belirttiği posta hesabına parayı yatırması gerektiğini söylediği, katılanın da babası ile gidip sanığın vermiş olduğu sanığın amcası olan Mevlüt Aydemir'e ait posta hesabına 6.000 TL parayı yatırdığı, akabinde kendisini arayan telefonu arayıp sanığa parayı yatırdığını söylediği, daha sonra katılanın kendisini arayan telefon numaralarını aramasına rağmen bir daha sanığa ulaşamadığı iddia olunan olayda; sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen "kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu, ancak söz konusunu suçun, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle, hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında kalan 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Kabule göre ; Sanığın savunmasında 6.500,00TL parayı katılanın posta çeki hesabına ödediğini belirtmesi ancak katılanın 07.01.2021 tarihli dilekçesinde kendisine hiçbir ödeme yapılmadığının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, katılanın beyanı alınarak zararın giderilip giderilmediğinin sorulması ve katılanın PTT hesabına para yatırılıp yatırılmadığı araştırılarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38713, K. 2025/312, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-38713-e-2025-312-k-f4ca5f7b2d0f