Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38666 E. 2025/3508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38666
- Karar No
- 2025/3508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1944 E., 2018/2383 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2018 tarihli ve 2017/443 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l, 52 ve 53 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 16.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1944 Esas, 2018/2383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmadığına, zararı gidermek isteyen müvekkiline süre verilmemesi ve takdiri indirim uygulanmaması ile eksik inceleme sonucu hüküm verilmesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Aynı suç işleme kararı ile katılandan birden fazla kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.