Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37757 E. 2023/6928 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37757
- Karar No
- 2023/6928
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2019/297 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düzeltilerek onama Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek ve adı geçen sanık hakkında bozma öncesinde verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinden geçmeden kesinleştiği, bozma kararının sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, bu nedenle bozma ilamı üzerine sanık ... hakkında verilen yeni hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2013/395 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 7.500,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2013/395 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/17011 Esas, 2017/12022 Karar sayılı kararı ile sanığın, kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle katılan aleyhine haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mevcut delil durumuna göre sanık ...'in dolandırıcılık eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Sanık ...'in temyiz isteği; para cezasını ödeyecek durumu olmadığına, ...'e güvenerek hesap numarasını verdiğine ve karara itiraz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in, katılanı arayarak kendisini emniyet mensubu olarak tanıtıp sergilediği hileli davranışlar ile ikna ederek hesabına para yatırılmasını sağlamak suretiyle menfaat sağladığı iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanığın aşamalardaki savunmaları kısmi ikrara yönelik olup arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'in ricası üzerine hesabına para gönderilmesini kabul ettiğine ilişkindir. 3. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. 4. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 5. Yapılan yargılama neticesinde suçun işleniş şekli ve kastının yoğunluğuna binaen takdir ve teşdit uygulanmak ve duruşmadaki tutum ve tavırları lehine indirim nedeni sebebi kabul edilerek takdiri indirim uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına ilişkin inceleme konusu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Sanık hakkında Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2013/395 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/17011 Esas, 2017/12022 Karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyiz edilmediği ve bu haliyle kesinleştiği, anılan Yargıtay ilamı ile verilen bozma kararının sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, bu nedenle bozma ilamı üzerine sanık ... hakkında verilen yeni hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından dosyanın anılan talep yönünden incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; 1. Sanığın üzerine atılı olup suç tarihi itibarıyla sanık lehine olan dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarıda "hukuki süreç" başlığı altında belirtilen bozma ilamından önce sanık hakkında "2 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezasına" hükmolunması ve bu hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bozma sonrasında sanık hakkında "3 yıl 4 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezasına" hükmedilmesi suretiyle sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendine “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.