Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37577 E. 2023/9844 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37577
- Karar No
- 2023/9844
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/559 E., 2016/193 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2013/559 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayinine, lehe hükümlerin uygulanmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihinde üzerinde ... adına düzenlenmiş ancak kendisine ait fotoğrafların soğuk damga ve mühür izli olarak yapıştırılmak suretiyle sahte olarak düzenlenen sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının ele geçtiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş, hakkında arama kararı olduğundan suça konu belgeleri 400,00 TL karşılığında, açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği Arif isimli bir şahıstan aldığını beyan etmiştir. 3. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 13.01.2012 tarihli; " ... söz konusu nüfus cüzdanının ve sürücü belgesinin tamamen sahte olarak üretildikleri, sahtelikleri ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle aldatma kabiliyetini haiz oldukları," görüşünü içerir Ekspertiz Raporu dava dosyasında mevcuttur. 4. Mahkemece, suça konu belgelerin, sanığın savunmasının tespit olunduğu 17.11.2015 tarihli celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve aldatma kabiliyetlerinin bulunduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında hüküm kurulurken ele geçen sahte belge sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hükmolunan netice ceza miktarı karşısında sanık hakkında kurulan hükümde, lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında kanunî engel bulunması nedeniyle bahse konu hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2013/559 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.