Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35445 E. 2025/2550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35445
Karar No
2025/2550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/287 E., 2015/384 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, düşme ve onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanın temyiz isteminin reddi gerektiği, sanıklar müdafilerinin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: A.Sanık ... hakkında ..., ... , ..., ...'a karşı resmi evrakta sahtecilik; ...'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12 nci maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğu ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın mercisince incelenerek karara bağlanmış olduğu anlaşılmakla; Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B. Katılanın Temyizinin İncelenmesinde Katılana, 28.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.09.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık ... hakkında ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık, sanık ... hakkında ... ve ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere sanıklar müdafiilerinin yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. Ve 2015/85 K. Sayılı kararına yanlış anlam verilerek, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-b. maddesindeki hak yoksunluklarının, uygulanmaması isabetsizliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezalarının kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, D.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ...'ün, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.09.2021 tarihinde öldüğü, diğer sanık ...'a yüklenen “resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 29.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin sanık ... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında ise gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35445, K. 2025/2550, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-35445-e-2025-2550-k-43c59ebc3be4