Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34239 E. 2025/12114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34239
- Karar No
- 2025/12114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/5 E., 2016/127 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Şikayetçi vekilinin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığa yüklenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 07.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedediyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.