Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32849 E. 2024/6528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32849
- Karar No
- 2024/6528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/61 E., 2016/261 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bankaca tahsil edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7'şer ay 15'er gün hapis ve 10.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçlarla bir ilgisinin olmadığına, aleyhine delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Temyiz dışı sanık ...'in A.K.'nin kimlik bilgilerini haiz üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu sahte nüfus cüzdanı ile Yapı Kredi Bankasından 20.000,00 TL kredi çekmek için müracaat ettiği, bu sırada banka görevlilerinin şüphelenmesi üzerine yakalandığı, savunmasında, eylemi sanıklar ... ve ...'in yardımı ve yönlendirmesi ile gerçekleştirdiğini beyan ettiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır. 2. Sanıkların, oluşa uygun şekilde anlatımda bulundukları ancak atılı suçları işlemediklerini beyan ettikleri görülmüştür. 3. Alınan uzmanlık raporunda, nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların olay tarihinde birlikte hareket etmek suretiyle, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların nitelikli dolandırıcılık eylemlerinde, Nüfus Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanını kullanması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçu da işlediği ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olduğundan nitelikli dolandırıcılık suçunda, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 2. Temyiz dışı sanık ...'ın beyanları, sanıkların oluşa uygun savunmaları uyarınca üzerlerine atılı suçların sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, dolandırıcılık suçuna yönelik eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Temyize konu Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2016/261 karar sayılı ilamıyla; Temyiz dışı sanık ...’ın ... adına sahte olarak düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile Yapı Kredi Bankasına Kredi almak için başvuru yaptığı, banka görevlisinin şüphelenmesi üzerine kolluk görevlilerine bildirildiği, kolluk görevlilerinin sanık ...’ı yakaladığı, temyiz dışı sanık ...’ın alınan polis savunmasına göre temyize tabii sanıklar ... ve ... birlikte atılı, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı iki sanığın da TCK’nın 158/1,j, 35 ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden dolayı cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. Dairemizin sanıklar ... ve ...’in temyiz dışı sanık ...’ın atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını birlikte işlediklerinden dolayı verilen mahkumiyet, kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Somut olayda; temyiz dışı sanık ... savcılık ve mahkemedeki savunmalarında; açık kimlik bilgilerini bilmediği ... isimli şahısla görüştüğü, kendisine sahte kimlik temin ettiğini ve bankadan adına kredi çektirebileceğini söylediğini, bunun üzerine Zonguldak’tan tanıdığı sanıklar, ... ve ...’in kendisini İstanbul’a götürmelerini istediğini ve birlikte İstanbul’a gittiklerini, sonra ... isimli şahsın İzmit’e yönlendirmesi üzerine İzmit’te bir bankaya tek başına giderek sahte kimlikle kredi başvurusu yaptığını ve banka görevlisinin polisi çağırması üzerine yakalandığını, sanıklar ... ve ...’in bu suçlara iştirak etmediklerini ifade etmiştir. Sanıklar ... ve ... ifadelerinde atılı suçları işlemediklerini, iştirak etmediklerini ifade eder şekilde, temyiz dışı sanık ...’ın sahte kimlikle bankadan kredi çekme eylemine yönelik görgü ve bilgilerinin bulunmadığını ifade etmişlerdir. Dosya kapsamında; sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanık ...’ın beyanları dışında temyize tabii sanıkların atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığı gibi temyiz dışı sanık ...’ın savcılıkta ve mahkemede kabul etmediği atfı cürüm teşkil edecek soyut nitelikteki polis ifadesi dışında delil yoktur. Tüm sanıkların beyanlarına ve sanık ...’ın beyanlarına göre açık kimlik tespit edilemeyen ... isimli şahsın temyiz dışı sanık ...’a sahte kimlik çıkarttığı ve onun yönlendirmesi ile kredi çekmeye çalıştığı, sanıklar ... ve ...’in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde, yönlendirme ya da yardımda bulunduklarına ilişkin, birlikte atılı suçları işlediklerine dair delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayımızdan sanıklarının temyiz dışı sanık ...’ın suçta kullandığı sahte kimlik kartının çıkarılmasında ve kredi başvurusu yapmasında iştiraklarının olmadığı gibi bilgi ve görgülerinin olmadığı gibi TCK’nın 39. maddesinde öngörülen yardım durumunun da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Tüm sanıkların bu konuda birbiriyle tutarlı beyanlarına göre, temyiz dışı sanık ...’a sahte kimliği açık kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahsın temin ettiği ve Nihat bankaya bu kimlikle gittiğinde ...’ın haberdar olduğu ve olayı bilip Nihat’ı yönlendirdiği anlaşılmıştır. Bu itibarla sanıklar ... ve ...’in atılı suçları işlediklerine hatta yardım ettiklerine dair dosya kapsamında yeterli delil olmadığından beraatleri gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.