Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/3237 E. 2023/10074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3237
- Karar No
- 2023/10074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/449 E., 2015/387 K. SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/449 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın eylemleri suç oluşturmasına rağmen verilen beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan vekilinin temyiz isteminin dilekçe içeriğine göre beraat hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu yönünden; dosya kapsamına göre 25.02.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanığın sorgusunun yapıldığı 28.05.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin de gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/449 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.