Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31769 E. 2025/3289 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31769
- Karar No
- 2025/3289
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/115 E., 2016/179 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Müteahhit olan sanık ...'ın, katılan ile 5854 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümün 120.000,00 TL bedelle satımı konusunda katılan ile anlaştığı ve taraflar arasında 05.04.2014 tarihli adli yazılı taşınmaz vaadi sözleşmesinin düzenlendiği, katılanın 120.000,00 TL parayı sanık ...'a ayrı ayrı tarihlerde ödediği halde, sanık ...'ın, katılana satmayı vaat ettiği ve bedeli almış olduğu daireyi diğer sanık ...'a 22.09.2014 tarihinde 85.000,00 TL bedelle tapu da satış suretiyle devrettiği, ondan da 25.10.2015 tarihinde ...'a devredildiğinin iddia edildiği olayda, sanık ...'ın kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhitlik yapması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65. ve 66. maddeleri hükümleri uyarınca serbest meslek sahibi kişilerden sayılamayacağının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede, Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle sanık ... hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 26.05.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.