Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30657 E. 2023/10810 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30657
- Karar No
- 2023/10810
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/247 E., 2016/133 K. SUÇLAR : Bilişim sistemine girme, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Bilişim sistemine girme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 243 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, şikâyetçi...ın Facebook adlı sosyal medya hesabının şifresini ele geçirerek arkadaşı olan mağdur ...’dan para istediği, adı geçen mağdurun da sanık adına kayıtl... numaralı telefon hattına 100,00 TL para gönderdiği, gönderilen paranın 31.01.2012 tarihinde saat 22:01 ... İlçesi'nde bulunan ATM cihazından çekildiği anlaşılmıştır. 2. Soruşturma aşamasında savunması tespit olunamayan sanık, kovuşturma aşamasında susma hakkını kullanmıştır. 3. Şikâyetçi ve mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Suça ilişkin olarak Garanti Bankası tarafından gönderilen cevabi yazılar, IP tespit tutanağı, sanığın mağdurun işlem yapabilmesi için verdiği telefon hattının kendisine ait olduğuna dair yazı dava dosyasında mevcuttur. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan, Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/493 Esas ve 2011/825 Karar sayılı ilâmına konu eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı ve sanığın güncel adli sicil kaydında da bu ilâmın gözükmediği anlaşılmakla, tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, hüküm hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. Bilişim Sistemine Girme Suçu Yönünden 1. Sanığın, şikâyetçi Pınar'ın Facebook hesabının şifresini kırarak hesaba giriş şifresini değiştirmek suretiyle erişimini engellemesi şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sistemdeki verileri bozma, yok etme veya değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulama yönünden; a. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan, Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/493 Esas ve 2011/825 Karar sayılı ilâmına konu eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı ve sanığın güncel adli sicil kaydında da bu ilâmın gözükmediği anlaşılmakla, tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanamaz hâle gelmesi karşısında sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A-3) paragrafında açıklanan nedenle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafın hükümden çıkarılması ve diğer kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Bilişim Sistemine Girme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.