Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30573 E. 2026/4447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30573
- Karar No
- 2026/4447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/280 E. 2016/82 K. SUÇLAR : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Katılan vekilinin temyiz isteminin beraat hükümlerinin esasına, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nin 158/1-i bendinde, dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesinin nitelikli hâl olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2. maddesinde serbest meslek faaliyetinin tanımına yer verilerek “Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” şeklinde, yine aynı Kanun'un 66. maddesinin de “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır.” şeklinde düzenlendiği, sonuç olarak Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hâli nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş olup bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekliliğine nazaran, bu açıklamalar ışığında somut olay sanık ... yönünden değerlendirildiğinde; emlakçı olan sanığın bu görevinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği ve bu hâliyle eyleminin, 5237 sayılı TCK'nin 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği, bu nedenle, Sanık ...'e yüklenen özel belgede sahtecilik ve değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 10.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, öte yandan, UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre sanık ...'un hükümlerden sonra 15.01.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmış olup, Bu itibarla katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.