Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30329 E. 2023/7637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30329
Karar No
2023/7637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/695 E., 2015/1006 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/695 Esas, 2015/1006 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.)Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.) Güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ikrarda bulunmuş olmasına rağmen takdiri indirim maddesinin ve erteleme ile seçenek yaptırımına çevrilme hükümlerinin uygulanmamış olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 05.03.2014 tarihinde "... Rent A Car" adlı işletmenin sahibi katılan ...'den kendi gerçek kimliği ile ... plakalı aracı 12.03.2014 tarihine kadar kiraladığı, daha sonra kiraladığı aracı kendisine ait olduğu izlenimini vererek katılan ...'ı kandırıp, 6000 TL nakit para ve aslı bulunamayan 4.000 TL'lik senet alarak dosyada aslı mevcut 19.03.2014 tarihli oto satış sözleşmesi ile haricen sattığı, olayın ortaya çıkması üzerine aracın katılan ... tarafından asıl sahibi olan katılan ...'e teslim edildiği, bu surette sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçları işlediğini ikrar etmiştir. 3. Katılanlar ... ile ...'ın, iddianame anlatımını destekler şekilde anlatımda bulundukları ve sanık tarafından zararlarının karşılanmadığını beyan ettikleri tespit edilmiştir. 4. Tanıklar N.S.,B.Y. Ve İ.Y.'nin anlatımları dosya arasında mevcuttur. 5.Aydın Jandarma Kriminal Polis Laboratuvar Amirliğinden alınan 14.07.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu oto satış sözleşmesinde "alıcı" bölümünde atılı bulunan imzanın ... eli ürünü olduğunun rapor edildiği belirlenmiştir. 6. Mahkemece, sanığın katılan ...'a yönelik dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik; katılan ...'e yönelik güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu ve gerekçelendirmek suretiyle takdiri indirim, erteleme ve seçenek yaptırım uygulanmayacağı yönünde vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin takdiri indirim maddesi ve erteleme ile seçenek yaptırıma çevrilme hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığa yüklenen dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçları nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/695 Esas, 2015/1006 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/695 Esas, 2015/1006 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30329, K. 2023/7637, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30329-e-2023-7637-k-35c0bef03796