Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29539 E. 2023/9228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29539
Karar No
2023/9228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/276 E., 2015/445 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmekle gereği görüşüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; beraat kararının yerinde olmadığına, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, 2. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; kararı temyiz etmek istediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. ... İnşaat ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin sahibi ve yetkilisi olan sanığın haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... (...) ve ... (...) isimli kişileri fiilen çalışmadıkları halde sigortalı gösterdiği, buna ilişkin sigorta kayıt belgelerini düzenleyerek kuruma verdiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Tanıklar ... (...) ve ... (...) isimli sigortalılar beyanlarında, iş yerinde fiilen çalışmadıklarını belirttikleri anlaşılmıştır. 4. ... (...) ve ...'in sağlık yardımından faydalanmadıklarına ilişkin cevabi yazının dosya içerisinde olduğu görülmüştür. 5. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen 13.12.2013 tarihli durum tespit tutanağının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 6. Yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile beraat, resmi belgede sahtecilik suçunun ise sübuta erdiğini kabul ederek mahkumiyet kararı verdiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanığın sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96 ncı maddesinde de yapılan sağlık harcamalarının geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği gibi dosya kapsamı itibariyle ... ve ...'in sağlık yardımından faydalanmadıklarının anlaşılması karşısında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçeli karar başlığında "13.12.2013" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, ... ve ...'ın sigortalı olarak gösterildiği "2009/Haziran, 2010/Mart" tarihleri olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, ...'in 2009 yılının Haziran ayında, ...'ın ise 2010 yılının Şubat ve Mart aylarında sigortalı olarak gösterildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29539, K. 2023/9228, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29539-e-2023-9228-k-107d8abdf751