Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28969 E. 2024/10783 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28969
Karar No
2024/10783
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/247 E., 2016/4 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet1(10 kez) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.05.2015 tarihli 2015/25385 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında müşteki ...'a yönelik “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan dava açıldığı halde Mahkemece hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içinde ilgili suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hükümler kurulması, Kabule göre de; 2.Katılan ... kovuşturma aşamasında alınan beyanında parayı ödedikten sonra sanığı savcılığa şikayet ettiğini ve aynı gün parasını geri almış olduğunu söylediği, paranın sanığın hakimiyet alanına girdikten sonra katılana ödemenin yapıldığı, bu nedenle suçun tamamlandığı anlaşılmakla, sanık hakkında katılana yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 3.Katılan ...'nin, soruşturma aşamasında sanığı savcılığa şikayet etmesi üzerine parasını aldığını beyan ettiği, sanığın ise kovuşturma aşamasında 09.11.2015 tarihli müştekinin zararını giderdiğine ilişkin dekont sunması karşısında, katılanın yeniden beyanı alınarak zararın hangi tarihte ne şekilde giderildiği sorularak 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesindeki koşullar da değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2015 tarihli 2015/25385 esas iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan kamu davası açılmış olmasına rağmen sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 158/1-g maddesinde düzenlenen "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28969, K. 2024/10783, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28969-e-2024-10783-k-a13650f10f74