Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28919 E. 2023/5529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28919
- Karar No
- 2023/5529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/71 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35, 62, 52 nci maddenin ikinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 12.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.12.2020 tarihli, 2016/56199 sayılı ve hükümlerin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, ...'nın kimlik bilgilerinin içeren ve üzerinde kendi fotoğrafı olan tamamen sahte üretilmiş nüfus cüzdanı ile bankadan kredi çekmek için başvurması, görevlilerin banka kayıtlarındaki imza ve fotoğraf farklılığı sayesinde durumu farkedip krediyi onaylamamaları biçimindeki eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, eylemi borçları olduğundan gerçekleştirdiğini beyan ederek atılı suçları kabul etmiştir. 3. Alınan bilirkişi raporunda belgenin tamamen sahte olduğunun ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 4. Mahkeme tarafından sanığı ikrarı, mağdurların beyanları, banka yazısı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamında göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri ... ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyaya aslı getirtilen suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde mührün bulunduğu, yapılan sahteciliğin ilk bakışta dikkati çekmediği ve aldatıcılık özelliğinin bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede: 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 ... maddesiyle yapılan değişiklik ile sanığın tekerrüre esas alınan Mersin 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/575 Esas ve 2013/410 Karar ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığından, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ve infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/71 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.