Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28015 E. 2023/8534 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28015
Karar No
2023/8534
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2015/68 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/47 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve son bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin hatalı uygulandığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde ... Adliyesinde bekçi olarak görev yapan sanığın, maaşında bulunan icra kesintileri ile mali durumundaki sıkıntılar sebebiyle kendisine verilmeyecek bir kredinin tahsisi amacıyla kendisiyle aynı ismi taşıyan amcasının oğlu olan katılan ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak ... Nüfus Müdürlüğü'nden katılan ...'a ait vukuatlı nüfus kayıt örneğini çıkarttığı, sanığın aldatıcı hileli hareketlerle aldığı bu vukuatlı nüfus kayıt örneği ile beraber görev yaptığı ... Adliyesinden alınmış gibi göstermiş olduğu ve maaşında herhangi bir icra kesintisi veya haczin olmadığını gösterir suça konu belgeyi ... Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü'nden imzalıymış gibi tanzim edip üzerine yine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan ve Başsavcılıkça kullanılan gerçek kaşeleri basıp 03.02.2014 tarihli olarak sahte resmi belgeyi düzenlediği, daha sonrasında ise sanığın maaş bordrosu yerine geçmek üzere düzenlediği, çalıştığı kurum olan Adliye tarafından tanzim edilmesi gereken, maaşından kesinti olmadığını gösteren nitelikte olan ve unsurları taklit edilmiş bu sahte belge ve amcasının oğlu olan katılan ...'a ait nüfus müdürlüğünden hileli hareketler ile temin ettiği vukuatlı nüfus kayıt örneği ile birlikte Halkbank'tan kredi başvurusunda bulunduğu, bu başvuruda banka görevlilerinin defaten kendisinden kimlik istemesine rağmen hileli hareketlerle kimliği daha sonra ibraz edeceğini söyleyerek kimlik ibrazından kaçındığı, banka görevlisinin ise sanığın kendisini adliye çalışanı olarak göstermesi ve sunduğu belgeler karşısında güvenerek kredi tahsis işlemini yaptığı, sanığın bu şekilde kendisine banka tarafından 20.000 TL tüketici kredisi tahsisini sağladığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla iş bu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir. 3. Katılan ... beyanında; "sanık benim amcamın oğlu olur, olay kapsamında çekilen kredinin miktarı 20.000 TL' dir, ben kredi çekme hususunda herhangi bir yere imza atmadım, kredi çeken de ben değilim, benim adıma sanık kredi çekmiştir, şikayetçiyim " şeklinde söylemiştir. 4. Katılan ... beyanında; " ben o dönemde de şuanda da Halkbank ... Şubesi müdürü olarak görev yapmaktayım, sanık bankaya gelip kredi çekmek istemiş ancak o gün ben bankada değildim, bir sonraki gün tekrar geldi, ben bankadaydım, adliyede çalıştığını İstanbulda bir gayrimenkulün bulunduğunu, paraya ihtiyacının bulunduğunu, kredi çekmek istediğini söyledi, ben de kredi verecek arkadaşa yönlendirdim, sonra söz konusu arkadaşa kimliğinin olmadığını, sadece nüfus bilgilerini gösterir belge olduğunu söylemiş, arkadaş da beni aradı, benden onay aldı, bende adliye memuru olduğu için güvendim, tamam dedim, sonradan nüfus cüzdanını getirecekti ancak müfettiş bu olay nedeniyle soruşturma açtığında bankaya geldi ve kimlik fotokopisini verdi, sanığın eşi söz konusu kredi borcunu ödeyince sanığın eşine söz konusu sahte olan adliyeden haciz bulunmadığına dair evrakın aslını ben verdim, söz konusu evrakın renkli fotokopisi bulunduğundan ben sehven evrak aslını verdim. Huzurda bulunan mağdura ben kredi vermedim, sanığa verdim, mağdur adına kredi çeken kişi sanıktır, ben kredi çekmeden önce sanığı tanımıyordum. Normalde biz nüfus cüzdanı olmayana kredi vermeyiz, ancak sanık adliyede çalıştığı için biz güvendik, elinde nüfus kayıt örneği ve maaşında haciz yoktur evrakı vardı, hatta ...hanım adliyeyi arayarak bu kişinin çalışıp çalışmadığını teyit etmiştir." şeklinde söylemiştir. 5. Tanık... beyanında; " ben ... Cumhuriyet Başsavcılığı idari işler müdürüyüm, sanık olay tarihinde adliye bekçisi olarak gözüküyordu ancak santralde çalışıyordu, biz bu olayı bankanın bize gönderdiği yazı üzerine öğrendik derhal soruşturma yaptık, söz konusu mühürü nasıl temin ettiğini bilmiyorum. Söz konusu evrakı ben imzalamadım." şeklinde söylemiştir. 6. Tanık ... beyanında;" ben sanığı Adliyeden olması sebebiyle tanırım, biz normalde nüfus kağıdını görerek kişiye nüfus kayıt örneğini vermemiz lazım ancak vatandaşlar bazen gelir nüfus cüzdanının olmadığını söyler biz de mağdur olmamaları için nüfus cüzdanı almadan bu tür belgeleri veririz, biz vatandaş mağdur olmasın diye böyle bir şey yaparız, olay tarihinde de sanık bu şekilde gelip almıştır, muhtemelen kendisine anne ve baba adını sorarak ve bunları teyit ederek vermişizdir, çünkü vatandaşlara bu şekilde teyit edici sorular sorduktan sonra nüfus kayıtlarını veriyoruz" şeklinde söylemiştir. 7. Tanık ...beyanında;" Sanık yanıma gelerek adliyede çalıştığını, kredi kullanmak istediğini söyledi, bende kendisinden kimliğini istedim, kimliğinin yanında olmadığını ancak kimlik numarasını söyleyebileceğini belirtti, bende kimlik numarasını girerek KKB kayıtlarında kendisinin kredi kullanabileceğini söyledim,... Bey sanığın resimli nüfus cüzdanını daha sonra getireceğini, kredi kullanmasında herhangi bir engelin bulunmadığını bize söyledi, biz de bu direktif doğrultusunda kredi işlemlerini başlattık. Sanık kimliğinin pasaport işlemleri için Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şubesinde olduğunu, buradaki işlemler biter bitmez kimlik fotokopisini getireceğini söyledi. Krediye başvuru yaptığı zaman elinde vukuatlı nüfus kayıt örneği ile maaş bordrosu da vardı. Ben bu belgeleri aldıktan sonra ... adliyesini de arayarak sanığın adliyede çalışıp çalışmadığını sordum, adliye de çalıştığı yönünde cevap aldıktan sonra krediyi bu kişiye kullandırtım. Ben daha sonrasında 2-3 günde bir sanığı arayıp kimlik fotokopisini bırakmasını istediğimde hep bir sebep bulup bizleri oyaladı. Hatta bir defasında kimlik fotokopisini arabada unuttuğunu, hemen alıp geleceğini söylese de şubeden çıktığında birdaha geriye de gelmemiştir. Bu olaydan yaklaşık 3-4 ay sonra bankamızda olan teftiş sırasında sanığın gerçekte kendi adına kredi kullanmadığını öğrendik ve şubemize kimlik bilgileri kullanılan katılan ... geldi. Bankamıza başvuran bir kişinin T.C. Kimlik numarasını söylemesi durumunda kendisine bankamızdan kredi kullanıp kullanamayacağını kendisine bildiririz, ancak kredi kullanacağı zaman kendisinden resimli bir kimlik kartı isteriz"şeklinde söylemiştir. 8. Halkbank ... Şubesi'nin 03.11.2015 tarihli yazısında; sanığın suça konu krediyi 11.09.2015 tarihinde kapattığının bildirildiği görülmüştür. 9. Kriminal raporda; "Tetkike konu belge fotokopileri üzerindeki "İdari İşler Müdürlüğü" hanesinde atılı bulunan imza ile ...' ın mukayese imzaları arasında fotokopi belgenin imkan verdiği ölçüde yapılan karşılaştırma neticesinde; bahse konu imzanın (fotokopi) mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilememiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 10. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın kredi çekme eylemi sırasında katılan ...'a ait vukuatlı nüfus kayıt örneğini kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi yanında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle dolandırıcılık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 3. Dosya kapsamında elde edilen deliller karşısında, sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş ve mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/47 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28015, K. 2023/8534, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28015-e-2023-8534-k-2fdd88f1873e