Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26234 E. 2025/1189 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26234
Karar No
2025/1189
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/117 E., 2019/431 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Bozma A. Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun/aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ...'ya Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanığın telefonda kendisini polis/savcı olarak tanıtarak hesabına para gönderilmesini sağladığı iddia edilen olayda; ilk hükümden önce kovuşturma aşamasında, iddianamede katılan ...'ın dolandırıcılık suçu sonucu bankaya yatırdığı 2.310,00 TL'nın sanık müdafiince PTT kanalı ile katılana ödendiği, ödemenin katılan tarafından da duruşmada ifade edildiği ancak katılana ...'ın, ilk kez bozma ilamı sonrası yapılan duruşmada "kontör de gönderdiği, kontör paralarını geri alamadığı, kısmi ödeme nedeni ile sanığın cezasından indirim yapılmasını kabul etmediği" yönünde beyanda bulunduğu, bozma öncesi Mahkeme ifadesinde ya da kolluk ifadesinde kontör gönderdiği hususu geçmediği gibi, polis ifadesinde parayı göndermesinin akabinde telefondaki şahsın kendisinden telefon kontörü almasını isteyince dolandırıldığını anlayarak hemen telefonu kapattığını belirttiği, Mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, kontör gönderdiğine dair dosyada somut bir delil bulunmadığı, katılan ...'ın kontör gönderip göndermediğinin araştırılmadığı, kaldı ki kontör gönderdiğine dair iddianamede de bir açıklama bulunmadığı hususlarının anlaşılması karşısında, katılana çelişkisinin açıklatılması, katılan ...'ın kontör gönderdiğine dair somut bir delil olup olmadığının araştırılması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanık hakkındaki ilk kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek uygulama yapılırken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326. maddesinin son fıkrasına dayanılması gerektiği gözetilmeyerek, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 307 maddesi olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26234, K. 2025/1189, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-26234-e-2025-1189-k-45be86a23575