Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/2423 E. 2023/8496 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2423
- Karar No
- 2023/8496
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/229 E., 2016/29 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklara atılı özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısı ve şikâyetçinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçu işlediğine, cezalandırılmaları gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir III. GEREKÇE A. Şikâyetçinin temyiz istemi yönünden; Suçun konusunu oluşturan 10.02.2014 tarihli belgenin şikâyetçiye karşı kullanılmaması nedeniyle, yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlemin 08.07.2015 tarihinde yapılan sanıkların sorguları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Şikâyetçinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca tebliğname aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, B.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenler ile Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.