Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29175 E. 2023/8322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29175
- Karar No
- 2023/8322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/146 E. 2015/356 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/146 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, atılı suçları işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; sanığın, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...nun kimlik bilgilerini kullanarak oluşturduğu fakat aslı ele geçmediği için iğfal kabiliyeti incelenemeyen sahte nüfus cüzdanı ile katılanın işyerinden araç kiraladığı, kira sözleşmesini kendisine ait olmayan kimlik bilgileri ile imzalayıp kullandığı, bu şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği, aracı iade etmeyip araç sahibinden ve katılandan aracı teslim etmek için para istediği, aracın bir kısım parçaları alınmış halde kolluk tarafından bulunduğu, bu şekilde nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu araç kiralama sözleşmelerinin asılları,... İl Emniyet Müdürlüğünün uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, tanık ...nin beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; tekerrüre esas alınan Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1167 Esas ve 2013/1157 Karar sayılı ilamının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli, 2017/26603 Esas ve 2017/26399 Karar sayılı kararıyla bozulduğunun anlaşılması karşısında söz konusu ilam tekerrüre esas alınamayacak olup, sanığın adli sicil kaydında yer alan... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/114 Esas ve 2013/179 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın değişik tarihlerde iki farklı araç kira sözleşmesini kendisine ait olmayan kimlik bilgileri ile imzalayıp kullandığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların, eleştirilen husus dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; tekerrüre esas alınan Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1167 Esas ve 2013/1157 Karar sayılı ilamının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli, 2017/26603 Esas ve 2017/26399 Karar sayılı kararıyla bozulduğunun anlaşılması karşısında söz konusu ilam tekerrüre esas alınamayacak olup, sanığın adli sicil kaydında yer alan... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/114 Esas ve 2013/179 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması ve suça konu araç kiralama sözleşmesi belgesi asıllarının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) kısımlarında açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/146 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölümlerde yer alan "...Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/12/2013 gün, 2011/1167 esas, 2013/1157 karar sayılı, 26/02/2014 kesinleşme tarihli..." ibarelerinin çıkarılarak yerlerine "...Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/02/2013 gün, 2012/114 esas, 2013/179 karar sayılı, 03/05/2013 kesinleşme tarihli..." ibaresinin eklenmesi ve özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, hüküm fıkrasının ilgili yerine "Suça konu araç kiralama sözleşmesi belgeleri asıllarının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tekerrüre esas alınan ilamda yer alan tekerrür uygulamasına konu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve sonucuna göre sanık ikinci kez mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı ile aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümlerde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.