Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23714 E. 2025/11782 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23714
Karar No
2025/11782
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/297 E., 2019/426 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkeme gerekçesinde; "sanığın suçun işlenmesinde banka memuru olduğunu belirterek kamu kurumunu aracı kıldığı... katılan ...'den, sahte mahkeme ilamını kullanarak menfaat temin ettiği, bu sahte mahkeme ilamlarının aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, katılanı kandırabilmek için sahte mahkeme ilamı düzenlemesi nedeniyle eylemin "kamu kurumu araç kılınmak suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu..." şeklinde açıklamaların yer aldığı, sanığın kendisini "banka memuru" olarak tanıtmasının, suç tarihi itibari ile yürülükte olmayan 5237 sayılı TCK'nun 158/1-L maddesi kapsamında kaldığından, Mahkeme gerekçesi bu yönüyle yerinde olmamakla birlikte, sanığın katılana hile olarak aynı zamanda sahte düzenlediği Mahkeme kararlarını kullandığı, bu itibarla eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d maddesi kapsamında kaldığı, söz konusu sahte mahkeme kararlarının aldatıcılık özelliğini taşımamasının 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d maddesi kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşumuna bir engel olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Bozmadan önceki hükmün sadece sanık müdafiince temyiz edilmesi nedeni ile sanığın kazanılmış hakkı ile verilmesi gereken cezanın bozma öncesi karardaki ceza olduğu gözetilmeksizin "ceza yönünden kazanılmış hakkın dikkate alınarak CMUK'nun 326. maddesi gereğince sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 2.080,00-tl adli para cezası olarak infazına" karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki " "ceza yönünden kazanılmış hakkın dikkate alınarak CMUK'nun 326. maddesi gereğince sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 2.080,00-tl adli para cezası olarak infazına" ibaresi çıkartılarak yerine "bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 8 ay hapis ve 2.080,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23714, K. 2025/11782, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-23714-e-2025-11782-k-a8bc0ed2c206