Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/2303 E. 2023/9505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2303
Karar No
2023/9505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/743 E., 2015/689 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/743 Esas, 2015/689 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi istemi ile hükmü temyiz etmiştir. 2. Sanık müdafii, hükmü süre tutum dilekçesi ile temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Müştekinin; adına düzenlenen trafik cezasının ödenmesi için vergi dairesinden gönderilen mektup içeriği ile haberdar olduğu trafik cezasının kendi adına düzenlenmesinin mümkün olmadığını, olay tarihi itibariyle mübaşir olarak görev yaptığını, cezanın kesildiği Manavgat'ta bulunmadığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; trafik cezasının düzenlendiği... plaka sayılı araç bilgilerinden olay günü aracı kiralayan sanığın kimlik bilgilerine ulaşıldığı, alınan kriminal raporda sanığın imzasının trafik cezası tutanağında kuralı ihlal eden kişinin imzası ile uyumlu olduğunun belirlenmesi üzerine sanığın, katılan adına ceza tutanağına imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Kriminal raporda, araç kiralama sözleşmesinde teslim alan imzası sanığa ait, trafik cezası tutanağında kuralı ihlal eden altındaki imza sanığın imzasına benzer olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece, sanığın katılana ait ehliyet numarasını bildirerek araç kiralama sözleşmesini imzalayarak özel belgede sahtecilik, trafik cezası tutanağında katılana ait kimlik bilgilerini beyan ederek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden 1. Sanığın katılan adına trafik cezası yazılmasına sebep olması biçimindeki eylemde; işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engelleyip başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği, yine yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamaya çalışmadığı cihetle, 5237 sayılı TCK'nın 267 ve 268. maddelerindeki suçların unsurlarının oluşmayacağı, yalan beyanı ile katılan adına resmi nitelikteki trafik ceza tutanağı düzenlenmesine sebep olduğundan, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 206. maddesindeki suçu oluşturacağı kabulü ile tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanığa isnat edilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı hususu nazara alındığında; Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2014 tarihli ve 2014/3153 Esas sayılı iddianamesi içeriğinde araç kiralama sözleşmesi imzalaması ve kullanmasının özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahsedilmediği gibi sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin de gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece iddianame kapsamı dışına çıkılarak iddianamede anlatıma uygun ve dava açılmayan "özel belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçenin (A ve B) bölümünde açıklanan nedenle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/743 Esas, 2015/689 Karar sayılı kararına yönelik katılan ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/2303, K. 2023/9505, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-2303-e-2023-9505-k-257baee44d43