Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22724 E. 2024/8920 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22724
Karar No
2024/8920
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/870 E., 2019/417 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. 1.Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 235 üncü ve 254 üncü madde ve fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiği gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.01.2020 tarihli, 15-2019/77892 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 13.04.2014 tarihinde sanık ...'ın ... Market isimli iş yerine girdiği, iş yeri müdürü şikâyetçi ...'ya bozuk para ihtiyaçları olup olmadığını sorduğu, yanıma bir adam verirsen size bozuk para vereyim dediği, kaç liralık bozuk para olduğunu müdürün sanığa sorduğunda sanığın 1400 TL bozuk parası olduğunu söylediği, şikâyetçinin 1400 TL parayı sanığa verdiği, market çalışanlarından tanık ...'ı da sanığın yanında gönderdiği,sanığın tanık ... ile yolda giderken az burada bekle, bir dükkana gidip geliyorum dediği, geri dönmediği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; iddianamede anlatılan olayı kabul ettiğini, zararı giderecek maddi gücü olmadığını beyan ederek suçlamaları ikrar etmiştir. 3. Şikâyetçi, olay iddianamede anlatıldığı gibi katılmak istemiyorum demiştir. 4. Soruşturma aşamasında sanık kesin ve net olarak teşhis edilmiştir. 5. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksit süresi 4'ten aşağı olamayacağı halde 3 taksitle ödenmesine hükmolunması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2017/870 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan ''3 eşit aylık taksit'' ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine ''4 eşit aylık taksit'' ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22724, K. 2024/8920, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22724-e-2024-8920-k-05283d63a542