Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22593 E. 2023/10340 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22593
- Karar No
- 2023/10340
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1021 E., 2019/255 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 3 yıl hapis ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; eylemin nitelikli dolandırıcılık kapsamına alındığı delil değerlendirilmesi yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2019/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 09.01.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıtan sanığın katılanı terör örgütü adına para yatırmak suretiyle suça karıştığı şeklinde hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın hesabına para yatırmasını sağladığı eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 2. Sanık savunmasında; kendisini polis olarak tanıtıp katılandan para almadığını, tanık ...'a kişiye yardımcı olmak için hesabına yatan parayı çekip İsmail'e verdiğini beyan etmiştir. 3. Tanık ... beyanında, sanığın para çekerek kendisine teslim ettiğinin doğru olmadığını beyan etmiştir. 5. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak katılanın uzlaşma görüşmelerine katılmaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Ancak, sanık hakkında kurulan hüküm de 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince cezasından yapılan indirim sonucunda, hesaplamada yapılan hata sonucu 2 yıl 11 ay hapis cezası yerine, 3 yıl hapis cezası olarak belirlenerek fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin ikinci bendinde yer alan " 3 yıl'' ibaresinin çıkartılarak, yerine ''2 yıl 11 ay'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.