Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22541 E. 2024/6510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22541
Karar No
2024/6510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/227 E., 2019/114 K. SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2012/631 Esas, 2013/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2012/631 Esas, 2013/461 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2017 tarihli ve 2015/8146 Esas, 2017/10326 Karar sayılı kararıyla, ... sanığın hileli söz ve davranışlarla müştekinin dini duygularını istismar ettiği, müştekiden haksız menfaat sağladığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin bu niteliği itibarıyla TCK'nın 158/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekebileceği ve bu suçla ilgili davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla esasa ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/227 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2019 tarihli ve 2019/63821 sayılı, ... hüküm tarihinde başka bir suçtan Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan hükmün açıklandığı duruşmada SEGBİS yoluyla veya bizzat hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; dosyasının temyiz edilmesini istediğine ve gereğinin yapılmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, kimliği belirlenemeyen bir şahıs ile birlikte katılanın evinin kapısını çaldığı, hamile olduğunu belirterek bir çay kaşığı şeker istediği, katılanın getirmesi üzerine tarikattan olduğunu söyleyip önce bir makara ip isteyerek katılandan bu ipi dörde bölmesini talep ettiği, daha sonra altın istediği, altınlara okuyup evlerine huzur getireceğini söyleyerek önce katılanın çorabının içine, sonra da iki yastığın arasına koymasını sağladığı, yastıkları geri götürmesini istedikten sonra sokaktan 40 tane taş toplayacağı bahanesiyle yanındaki diğer şahıs ile birlikte uzaklaştığı, bir süre sonra şüphelenen katılanın eve döndüğünde altınların olmadığını fark ettiği olayda, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek inceleme konusu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın karar tarihinde hükümlü olmakla birlikte bozma öncesinde Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/37 Değişik İş sayılı dosyasından 07.02.2013 tarihinde yakalama ile alınan savunmasında duruşmadan bağışık tutulmayı istediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanığın yokluğunda karar verilmesi nedeni ile hükmün bozulması görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/227 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarıda "hukuki süreç" başlığı altında belirtilen bozma ilamından önce sanık hakkında "2 yıl 6 ay hapis cezası"na hükmolunması ve bu hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bozma sonrasında sanık hakkında "3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası"na hükmedilmesi suretiyle ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/227 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına dördüncü bentten sonra gelmek üzere "bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22541, K. 2024/6510, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22541-e-2024-6510-k-10b1cf58bb23