Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22447 E. 2024/62 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22447
Karar No
2024/62
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/496 E., 2019/234 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan ayrı ayrı 5 kez 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanığın sabit görülen eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/496 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, uzlaşma sağlanması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 kez düşme; uzlaşma sağlanmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ......'ın ...ilinde 17.12.2011 tarihinde... Eşarp isimli iş yerinde katılan ... bulunuyorken, 13.01.2012 tarihinde ... Medikal isimli iş yerinde katılan ... bulunuyorken, 17.01.2012 tarihinde... isimli iş yerinde şikayetçi ... Yıkın bulunuyorken, sözü edilen iş yerlerine girdiği, kendisini komşu esnaf olarak tanıttığı, müşterisinin beklediğini para üstü vermek için bozuk paraya ihtiyacı olduğunu söyleyip katılanlar ve müştekiden bozuk para aldığı, birazdan parayı getireceğini söyleyip dükkândan ayrıldığı ancak geri dönmediği bu suretle basit dolandırıcılık suçunu işlediği kabul olunmuştur. 2. Sanık suçu ikrar etmiştir. 3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, Müşteki ... Yıkın adına çıkartılan tebligatın tebliğinden itibaren 3 gün geçmesine rağmen her hangi bir başvuru olmadığından, katılan ...'nün edim şartının sanık tarafından yerine getirilmediğinden, katılan ...'ın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. IV. GEREKÇE 1. Sanık ......'ın işlediği basit dolandırıcılık suç tarihlerinin katılan ...'ye karşı 17.12.2011, katılan ...'a karşı 13.01.2012, şikayetçi ... Yıkın'a karşı 17.01.2012 olduğu kabul edilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih ile "uzlaşmanın sağlanamadığının anlaşıldığı" tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22447, K. 2024/62, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22447-e-2024-62-k-367d1c5ea564