Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22363 E. 2024/1706 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22363
- Karar No
- 2024/1706
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/125 E., 2019/277 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyizi, uzlaşma yasasından faydalanmak istediğine, 2. Sanık müdafiinin temyizi, suçun sübutuna, yasal unsurların oluşmadığına, fazla ceza verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, 20.03.2012 tarihinde katılan ...'ün yanına yaklaşıp, ... köyünü sorduğu ve bu köyde Ermeni bir kuyumcu olduğunu, ona saat satacağını söylediği, o sırada olay yerinde bulunan ve kimliği tespit edilemeyen bir kişinin saatleri alma teklifinde bulunması üzerine katılanı kuyumcuya götürdükleri, kuyumcuda bulunan dördüncü bir kişinin saatlerin 11.000,00 TL edeceğini belirtmesi üzerine sanığın saatleri katılana satma konusunda ikna ettiği ve düşük değerli saatleri 9.500,00 Euro bedelle katılana sattığı, sanığın yine 15.05.2012 günü mağdur ...'ın yanına yaklaşıp, cenazesi olduğunu söyleyerek cebinden saat çıkardığı, o sırada orada bulunan iki kişinin bu saati almak istediklerini, 25.000,00-30.000,00 TL civarında olduğunu söyleyerek para getirmek amacıyla ayrıldıkları, sanığın da mağdura satma teklifinde bulunması üzerine mağdurun 60.00 TL parası olduğunu, ileride polisler olduğunu, saatin değerli olması nedeniyle polis eşliğinde kuyumcuya gitmesini söylemesi üzerine sanığın aniden mağdurun yanından uzaklaştığı, mağdurun az ilerideki polislere durumu anlatması üzerine sanığın yakalandığı, sanığın üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mağdur ve katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, olay ve yakalama tutanakları, katılan ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki teşhisleri uyarınca sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Gerekçeli karar başlığında 05.03.2012 olarak yazılan suç tarihinin 20.03.2012 ve 15.05.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.