Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22340 E. 2024/14190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22340
- Karar No
- 2024/14190
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/271 E., 2019/141 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile temyiz dışı sanık ... ve sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet kararı verildiği, sanık ... hakkında ise beraat kararı verildiği, katılan vekilinin yokluğunda verilen kararı 16.06.2015 tarihli süre tuttum dilekçesi ile sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden temyiz ettiği, 02.09.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde ise beraat hükmü ile birlikte sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik "cezaların alt sınırdan verildiği ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesi ile süresinden sonra aleyhe temyiz isteminde bulunduğu, aynı zamanda sanık ...'ın hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/36618 Esas, 2018/2058 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin temyiz isteminin dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen beraat hükmü ile sınırlı olduğunu kabul ederek "sanıkların atılı dolandırıcılık suçunun icrası aşamasında çek kullanmaları nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesinde öngörülen “bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle sadece adı geçen sanıklar ... ve ... yönünden bozulduğu gözetilmeden temyiz dışı sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından mahallinde bu hususun gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet kararı verildiği, Yargıtay bozma ilâmına konu hükmü sadece sanığın temyiz ettiği, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının oluştuğu, bozma sonrası hükümle daha ağır cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeyerek sanığın neticeten 4 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle kazanılmış hakkının ihlâl edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanık ...'ın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla neticeten 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına," şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu belirtildiğinden; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanık ...'nun hüküm tarihinde yargı çevresi dışında Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.11.2024 tarihinde karar verildi.