Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22149 E. 2025/10783 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22149
- Karar No
- 2025/10783
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/61 E., 2019/286 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin yapılan ön incelemesi neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkındaki ilk kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek uygulama yapılırken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326. maddesinin son fıkrasına dayanılması gerektiği gözetilmeyerek, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 307/4. Maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Uzlaştırmacı tarafından yapılan uzlaştırma sağlanamadığına ilişkin rapor sonrasında, sanık ... bakımından Mahkeme heyeti huzurunda düzenlendiği gerekçeli kararda belirtilen, katılanla sanık ... müdafii arasındaki uzlaşmaya ilişkin tutanağın dosyaya alındığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık ... bakımından; uzlaşma nedeni ile verilen düşme kararı yerinde görüldüğünden, Sanık ... bakımından ise; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun/ kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,
10.07.2025 tarihinde karar verildi.