Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21373 E. 2023/7259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21373
- Karar No
- 2023/7259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/314 E., 2015/365 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği;temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın kendisini ... olarak tanıtıp ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi imzalayarak şikayetçi İlkay Avan'a ait apartı kiraladığı, aparttaki eşyaları çalarak menfaat temin ettiği sanığın bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık savunmasında eylemini kabul etmiştir. 3. 01.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesindeki imzaların sanığa ait olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece, sanık hakkında nüfus müdürlüğünün mal varlığında bulunan nüfus cüzdanını kullanmak sureti ile kamu kurumunu aracı kullanarak nitelikli dolandırıcılık ve ... adına kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi imzalamak sureti ile özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A."Nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. İddia, savunma, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B."Özel belgede sahtecilik" suçundan kurulan hüküm yönünden 1.Sanığın, mağdur ... adına sahte olarak düzenlediği nüfus cüzdanıyla suç tarihinde kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi imzalaması nedeniyle açılan kamu davasında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihi ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “özel belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek; açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanık ... hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1324 Esas, 2021/227 Karar sayılı, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı ve 2014/284 Esas ve 2015/166 Karar sayılı dosyalarında resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılandığının anlaşılması karşısında; UYAP üzerinden ve sair surette varsa benzer davalar da araştırılarak; sanığın eylemlerinin, her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun tespiti bakımından, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmeleri, aksi halde dosyalar getirtilerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Nitelikli Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.