Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20845 E. 2025/6308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20845
- Karar No
- 2025/6308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/66 E., 2015/192 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince kamu davası açılmış olmasına rağmen esas hakkındaki mütalaada da yer almasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiilin, aynı Kanun'un birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış ve suç vasfı olarak 158/1-f olarak gösterilmiş olup buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından bu nedenlerle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 3 yıl hapis cezası belirlenmesine rağmen menfaat miktarının 495,00 TL olduğu gözetilerek adlî para cezasının menfaat miktarının iki katı olması ve günlüğü taktiren 20 TL olarak belirlenmesi nedeniyle ve alt sınır olan 50 gün yerine, 90 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün”, “75 gün” ve “1.500,00 TL” adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla “50 gün”, “41 gün” ve “820,00 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.