Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19145 E. 2025/10725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19145
Karar No
2025/10725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR : 21.05.2015 ASIL KARAR TARİHİ : 17.02.2015 SAYISI : 2014/204 E., 2015/43 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

1.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği; somut olayda sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın beyanında bildirdiği ve aynı zaman MERNİS kayıt sisteminde yer alan adresine doğrudan 06.04.2015 tarihinde yapılan tebliğin usule uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın 18.05.2015 tarihli temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 21.05.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak, 2.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin -sanık ... yönünden (1) numaralı paragrafta izah edilen hususlar dikkate alınarak- süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Bakımından Sanıklardan ... ayakkabı imalatı satış işi ile uğraştığı, suç tarihinde deri ticareti yapan katılana ait iş yerine sanıkların birlikte gelerek yasal unsurları haiz, 12.000,00 TL tutarlı iki adet çeki vererek diğer sanık ...'in temin ettiği çekle alışveriş yaptıkları ve bu çeki her iki sanığın da ciro ettiği, suça konu çeklerde keşideciye atfen atılan imzanın keşidecinin eli ürünü olmadığı ve çalıntı çek olduğunun anlaşıldığı, çekin sahte olduğunun belirlenmesi üzerine sanıklardan ... katılanın zararını giderdiği, sanık ...'ın suça konu çekin sahteliğini bilmeksizin diğer sanık ...'in alışverişine iştirak ettiğine dair savunması, sanık ...'in de bu hususu doğrulaması, katılanın da ... şikâyetçi olmaması karşısında, bu sanık yönünden sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığından Mahkemesince verilen beraat kararında isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında İki Suçtan, Sanık ... Hakkında İse Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Cumhuriyet Savcısı ve Sanık ...'nın Temyiz İstemleri Bakımından Sanık ... hakkında kendisinin temyiz istemi yönünden; sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 17.02.2019 tarihinde öldüğü belirlenmekle kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna dair Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, bu itibarla sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, sanık ... hakkındaki her iki suçtan kamu davalarının ise ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19145, K. 2025/10725, T. 17.02.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19145-e-2025-10725-k-0385c71da6f3