Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17971 E. 2025/8099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17971
- Karar No
- 2025/8099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/65 E. 2015/53 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suç tarihinde galericilik yapan sanığın, katılana ait bir aracın alımı konusunda katılan ile anlaşarak katılana 2 adet çekle birlikte 5.000,00 TL peşin para verdiği,; ancak çeklerin karşılıksız çıkması üzerine sanığın katılana davaya konu çeki kendi cirosu olmadığı halde verdiği ve bu çekin de sahte olduğu iddia olunan olayda, borcun yenilenmesi amacıyla önceden düzenlenen ve ödenmeyen çekler yerine suça konu çekin verilmesinde önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği, bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübut bulduğu yönünde vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığa atılı 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi hükmünde suç oluşturan fiilin, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlendiği, gerek iddianamede gerek hükümde sanığa atılı suçun ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatıldığı, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkânı tanındığı, sanığın kime karşı, ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğinin bildirildiği, sanığın savunmasından sonra cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus ortaya çıkmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik olmadığı, sanığın savunma haklarının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla ; tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 17.02.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.