Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17804 E. 2025/4057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17804
- Karar No
- 2025/4057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/45 E., 2015/45 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı tebliğnamede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş gibi görüş serdedilmiş ise de bu konuda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı değil ret kararı verildiği ve bu hükmünde temyize konu edilmediği belirlenmiştir. 1.Sanıklardan ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ile sanık ... Hakkında (Temyiz Dışı ...'in Eşinin Emeklilik İşlemine Dair) Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Bakımından Sanıklar Müdafilerinin Temyizlerinin İncelenmesinde Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğu ve bu hususta itiraz merciince karar verilmediği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak dava dosyasının bu yönden gereği yapılmak üzere incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2. Sanıklardan ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Verilen Mahkûmiyet Kararı Bakımından Sanık Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 23.02.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3. Sanıklardan ... Hakkında (... ile ...'nın Eşlerinin Emeklilik İşlemine Dair) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Verilen Mahkûmiyet Kararları ile Sanık ... Hakkında (...'nın Eşinin Emeklilik İşlemine Dair) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Verilen Mahkumiyet Kararı Bakımından Sanıklar Müdafilerinin Temyizlerinin İncelenmesinde Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'in ... ve ... isimli ölü şahısların yaşıyor gösterilip emeklilik işlemlerinin yaptırılmasından dolayı iki kere, sanık ...'ın ise ...'nin yaşıyor gösterilip emekli edilmesinden dolayı bir kere nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; oluş, dosya kapsamı, iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanıklardan ...'ın hangi kişi yönünden ne tür bir işlem yaptığı, fiilinin ne olduğu hiç belirtilmeksizin sadece bir yerde isminden bahsedildiği, yine sanıklardan ...'in de her iki ölen ... ve ... yönünden hangi işlemleri yaptığının, hangi fiillerle ölen bu kişileri ne suretle emekli ettiğinin iddianamede anlatılmadığı, sanıkların iddianame içeriğinden hangi eylemlerinden ötürü dava açıldığı ve suça iştiraklarının ne suretle olduğu anlaşılmadığından 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış dava bulunmadığı gibi mahkemenin gerekçeli kararında da denetime imkan verecek şekilde sanıkların hangi eylemlerinin suç oluşturduğunun kabul edildiği hüküm yerinde gösterilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.