Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16932 E. 2024/15443 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16932
- Karar No
- 2024/15443
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/396 E., 2019/69 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1-Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarih, 2016/53 Esas, 2016/355 Karar sayılı ilamına yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek sanık hakkında neticeten "dolandırıcılık suçundan hükmolunan sonuç cezanın 7.000,00 TL adli para cezası ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bozma öncesi kazanılmış hak olan miktara indirilmek suretiyle hatalı hüküm kurulması, 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının A numaralı bölümünün (5),(6),(8),(9) numaralı bentlerinin tamamen çıkarılarak (5) numaralı bent yerine; “5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son cümlesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek dolandırıcılık suçundan hükmolunan sonuç cezanın 7.000,00 TL adli para cezası ve 160,00 TL adli para cezasıile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle, yine aynı şekilde adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında (10) numaralı paragrafın tamamen çıkarılması ile yerine "sanığın bozma öncesi hükümdeki kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında hükmedilen 7.000,00 TL adli para cezasının, cezanın miktarı sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK’nun 52/4. maddesi gereğince takdiren birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına” paragrafının yazılması suretiyle ve devam eden kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.