Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16756 E. 2025/6870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16756
- Karar No
- 2025/6870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/359 E., 2015/57 K. SUÇLAR : Açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 11.06.2012, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 07.06.2012 tarihinden, diğer sanıklar ... ve ... yönünden ise 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 07.06.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; 1.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede; Katılanın 02.01.1999 ile 07.06.2008 tarihleri arasında ... Turizm Limited Şirketinde çalıştığı, sanık ...'ın personel müdürü, sanıklar ... ve ...'ın şirketin sahibi oldukları, katılanın işten ayrılması üzerine Konya 1.İş Mahkemesinin 2008/482 E., 2010/18 K. sayı ve 14.06.2012 tarihinde kesinleşen işçi alacağından kaynaklı tazminat davasında 5.095,00 TL kıdem tazminatı, 1.301,00 TL fazla mesai ücreti, 44,00 TL tatil ücreti, ayrı ayrı 300,00 TL ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti olarak ödenmesine hükmedildiği, İş Mahkemesince lehine sonuçlanan alacak davasındaki bedelin kendisine ödenmemesini sağlamak için alacaklısı ..., borçlusu ... olan 25.000,00 TL bedelli teminat senedini katılana zorla imza ettirerek, icra takibine konu ettikleri, bu şekilde sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde birlikte hareket ederek haksız yere menfaat temin ettiği iddia olunan olayda, katılanın Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/301 E., 2005/397 K. sayılı ve 06.06.2005 tarihli kararı ile "..." olan soyisminin "..." olarak tashihi ile nüfusa bu şekilde tesciline karar verildiği, suça konu senedin 25.02.2010 tarihinde düzenlendiği, ödeme gününün 26.04.2010 olarak belirlendiği, katılanın suça konu senedin düzenlendiği tarihte soyadının "..." olarak tashih edildiği, senet alacaklısı ...'ın aşamadaki savunmasında, suça konu senedi satmış olduğu araca karşılık katılandan aldığını belirtmesine karşın, Mahkemece satışa konu edildiği belirtilen ... plakalı aracın 2010 yılındaki satış ve devirlerinin gösterir Konya Emniyet Müdürlüğü'nün 12.12.2014 tarihli yazısı incelendiğinde, katılan adına bahse konu aracın tescile konu edilmediğinin anlaşıldığı, suça konu senet üzerindeki yazılarla sanıkların huzurda alınan imza-yazı örneklerinin karşılaştırılması suretiyle yapılan inceleme sonrası düzenlenen 28.12.2011 tarihli kriminal raporunda, suça konu senet üzerindeki ödeyecek kısmında bulunan "..." ibaresi dışında kalan yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında uygunluk görüldüğü, söz konusu yazıların ...'ın elinden çıktığı, senet üzerindeki ödeyecek kısmında bulunan "..." yazısı ile ...'ın mukayese yazıları arasında uygunluk görüldüğü ve söz konusu yazıların ...'ın elinden çıktığının belirtilmesi karşısında, sanıklar ... ve ...'ın eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, 2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede; Sanıklar ... ve ...'ın katılanın çalıştığı şirketin sahipleri olmaları ve asıl menfaat sağlayanın şirket olması karşısında, sanıklara ait ... firmasının çalışanlarından işe giriş sırasında imzalı ve miktar itibariyle boş bono almalarının şirket politikası gereğince mutad bir uygulama olup olmadığının şirket çalışanlarının da beyanlarına başvurularak açıklığa kavuşturulması, sanık ...'a somut uyuşmazlıkta bu yönde bir talimat verip vermedikleri, bonoyu icra takibine konu eden sanık ... ile ... ve ...'ın icra takip tarihinin bir ay öncesi ve sonrasını da kapsar şekilde HTS kayıtlarının getirtilerek sanıklar ... ve ...'ın da diğer sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine iştirak edip etmediklerinin belirlendikten sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle hatalı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.