Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15589 E. 2025/8057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15589
Karar No
2025/8057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/229 E., 2018/568 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hakaret, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine ''dolandırıcılık'' ve ''özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmak'' suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, ''hakaret'' suçundan kurulan hükmün kesinlik sınırının altında kaldığı, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ''dolandırıcılık'' ve ''özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmak'' suçlarından kurulan hükümler hakkında temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Hakaret Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000,00 TL'ye çıkartılmış olması nedeniyle sanık hakkında "hakaret" suçundan hükmolunan 1.800,00 TL adli para cezasının miktar ve nevi itibarıyla kesin nitelikte bulunduğu cihetle, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B- Dolandırıcılık Ve Özel İşaret Ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçları Yönünden Yapılan İncelemede 1- Özel İşaret Ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanmak Suçu Yönünden a. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nin 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma eyleminin temas ettiği 5237 sayılı Kanun'un 264/1. maddesinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı nazara alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekliliği, b. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı TCK'nin 264/1. maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı iptal Kararı ile yargılama aşamasında olup "henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 7/2 ve CMK’nin 251. maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. Dolandırıcılık Suçu Yönünden a. Sanığın ... üzerinden tanıştığı katılana kendisini terörle mücadelede komiser olarak tanıttığı, ayrıca ... hesabında polis olduğuna dair kamu kurumu niteliğindeki .......nün maddi varlıklarından sayılan üniforma giyerek ve silahını paylaşarak katılanın güvenini kazandığı, sanığın evli olmasına rağmen katılanla evlenmek amacıyla görüşerek değişik zamanlarda toplamda 12000 TL menfaat temin ettiği sabit görülmekle; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen “zincirleme kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu, bu suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi b. Kabule göre ise; 1. “Dolandırıcılık'' suçunun, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığının, aynı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanığın katılandan iki ayrı tarihte 7.000 ve 5.000 TL tutarında para alarak haksız maddi menfaat sağlaması karşısında, hakkında TCK'nın 43/1.maddesinin uygulanmaması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarında kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15589, K. 2025/8057, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-15589-e-2025-8057-k-eae5f42ec995