Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14885 E. 2024/4663 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14885
- Karar No
- 2024/4663
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/345 E., 2018/750 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2013 tarihli ve 2012/620 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar ..., ... ile ...'a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektrilmesine karar verilmiştir. 2. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2013 tarihli ve 2012/620 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.02.2017 tarihli ve 2014/18123 Esas, 2017/6763 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/750 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar ..., ... ile ...'a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiştir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği;sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, bilhassa yaşı küçük çocukları hedef alıp, belirlediği bir yerde alacağının olduğunu, bu parayı getirmeleri karşılığında kendilerine para vereceği yalanı ile kandırıp gideceği yeri arayacağı bahanesiyle cep telefonlarını aldığı; bu kapsamda benzer yöntemle 19.04.2012 tarihinde mağdur ...'un, 23.04.2012 tarihinde mağdur ...'nun ve 10.05.2012 tarihinde mağdur ...’in cep telefonlarını alıp ortadan kaybolduğu, bu surette mağdurlara yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanığın savunmasında, üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. Bozma üzerine sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. 4. Mahkemece, sanığın suç tarihinde, birbirleri ile ilgili olmayan yaşı küçük mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı her seferinde yenilenen suç kastıyla söylediği sözler ve davranışlarla mağdurları kandırarak cep telefonlarını aldığı, bu şekilde her bir mağdura karşı haksız menfaat elde ettiği değerlendirilerek üzerine atılı dolandırıcılık suçlarını işlediğinin kabulü ile temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, suç tarihlerinde mağdur çocukları belirlediği bir yerde alacağının olduğunu, bunun karşılığında kendilerine para vereceği yalanı ile kandırıp gideceği yeri arayacağı bahanesiyle cep telefonlarını aldığı şeklinde iddia edilen somut olaylarda, mağdurların cep telefonlarını gönderdiği yeri araması amacıyla sanığa verdiği, sanığın da en başından itibaren kastının mağdurların cep telefonlarını alıp gitmek yönünde olduğu, bahse konu cep telefonlarının zilyetliğinin sanığa devredilmediği, bu haliyle sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/750 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.