Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13384 E. 2024/2287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13384
- Karar No
- 2024/2287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/66 E., 2014/294 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararı ile; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 42.186,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 43.463,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, 3. Sanık ...'ın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, emekliliğine kalan eksik günleri için ücret ödediğini düşündüğüne, kurum zararını malüliyet maaşından yapılan kesinti ile geri ödemekte olduğuna, etkin pişmanlıktan yararlandırılmamasının adil olmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, 4. Sanık ...'in temyiz isteği; suça iştirakının sözkonusu olmadığına, üzerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'in, yaşadığı kasabada bulunan tek katlı evinin üzerine tek kat ilave yapı ruhsatı alarak inşaat yaptırmak üzere hazırlıklara başladığı, yaptığı araştırmalar neticesinde yapılacak işlemler için sigorta aracılık hizmetleri veren ...Sigorta adlı işyeri sahibi sanık ... ile anlaştığı, sanık ...'ın sigorta yaptırmak isteyen diğer sanıklar ile bizzat kendisi ve iş yerinin yanında arzuhalcilik yapan sanık ... aracılığıyla irtibat kurduğu, bu kişilere "sizi inşaatta sigortalı göstereceğim" diye taahhütte bulunan sanıklar ... ile ...'in sigorta primi adı altında sanıklar ..., ..., ... ve ...'dan para aldıkları, bu paraları Sosyal Güvenlik Kurumu'na yatırmadıkları, bu şekilde sanıklar ... ve ...'in diğer sanıklar ile iş birliği içerisinde ..., ..., ..., ...'ı, ...'in inşaatında çalışmış işçiler olarak SGK'ya bildirdikleri, bunu yaparken de sanık ...'ın, ...'ten aldığı bilgi ve belgeler ile kurumdan aldığı şifreyi kullanarak sahte içerikli işe giriş bildirim formları düzenledikleri, gerçekte çalışmaları olmayan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın sigortalı sıfatı kazanarak SGK'nın tedavi, ilaç, sağlık ve sair hizmetlerinden yararlandıkları, bu şekilde sanıkların amaç ve eylem birlikteliği içerisinde sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, işe giriş bildirgelerinin özel evrak niteliğinde olup internet ortamında tanzim edilmesi sebebiyle özel evrakın kurucu öğelerinden imza öğesi evrakta bulunmadığından sanıklara atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabulü ile beraatlerine; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, sanıklar Bayram Şimşek ve ...'nin beraatlerine, çalışmadığı halde sigortalı gösterilmek suretiyle emekli olan sanık ... ile iştirak iradesi altında hareket eden ve birden fazla kişiyi sahte sigortalı bildiriminde bulunarak eylemlerini teselsül ettiren sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin inceleme konusu hükümler verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Beraatlerine İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Beraatlerine İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede a. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların üzerlerine atılı suçu iştirak halinde işlediklerinin iddia edilmesi nedeniyle sanıklardan ...'ın 20.11.2014 tarihinde alınan savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Beraatine İlişkin Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.08.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. D. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Mahkumiyetlerine İlişkin Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların katılan Kurum'un denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketlerinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve ayrıca oluşan kurum zararının sanıklardan tahsilinin mümkün olması karşısında; sanıklar hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi nedeniyle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Beraatlerine İlişkin Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Beraatlerine İlişkin Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Beraatine İlişkin Hüküm İle Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Mahkumiyetlerine İlişkin Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C ve D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.