Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13214 E. 2023/2761 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13214
- Karar No
- 2023/2761
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/162 E., 2017/391 K. SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama Sanık hakkında bozma üzerine nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2012 tarihli ve 2010/324 Esas, 2012/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü,62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir. 2. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2012 tarihli ve 2010/324 Esas, 2012/167 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi'nin 30.03.2016 tarihli ve 2015/7635 Esas, 2016/3802 Karar sayılı kararı ile "Katılan ... Kimya Plastik. Ltd. Şti. vekilinin ibraz ettiği 04/06/2012 havale tarihli dilekçesinde müvekkiline daha önceden de ... ... imzalı verilen ve Cenk ... tarafından getirilen senetlerin bulunduğunu, bu senetlerin ödendiğini beyan etmesi yine diğer katılanın da benzer beyanlarının bulunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; daha önceden katılan ... isimli firmaya karşılığı ödenmiş senetler arasında sanık ... ...'un kardeşi ... ... adına imzaladığı senetlerin olup olmadığının araştırılarak, sanık ...'in kardeşi adına senet keşide etmesinin mutad uygulama olup olmadığının tespiti, ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi, sanık hakkında düzenlenen iddianamede katılanlara verilen “senetlerin sahteliğinin” iddia olunmasına rağmen kısa kararda “çeklerin sahteliğinden” bahsedilmek suretiyle hükümde karışıklığa sebep olunması, " nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2016/162 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat hükümleri verildiği halde sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. 2. Katılan ... vekili, sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir. 3. Katılan ... Kimya Plastik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili, sanık hakkında verilen beraat hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümleri temyiz etmiştir. III. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, temyiz dışı sanık ... ... Kaşar ile birlikte ... Çikolata Üretim Pazarlama Sanayi Ticaret adında ... ... adına kayıtlı bir çikolata imalathanesi açtıkları, bu imalathanenin sorumlusu temyiz dışı sanık ...'nın olduğu, katılanlar ... firması ile ...'ın bu imalathaneye gıda ve çikolata üretim malzemeleri sattıkları ve karşılığında katılanlara sanık ... tarafından senet verildiği, her iki katılana verilen senetlerde temyiz dışı sanık ... 'nın kaşesi olduğu halde imzayı sanık ...'in attığı, senetlerin ödenmemesi nedeniyle temyiz dışı sanık ... hakkında katılanlar vekilleri tarafından yapılan icra takiplerinde imza itirazında bulunulduğu ve senetler üzerindeki imzaların temyiz dışı sanık ... ...'ya ait çıkmadığı bu suretle sanık ...'in imza atmaya yetkisi olmadığı halde bu durumu bilerek temyiz dışı sanık yerine senetlere imza atarak üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanığın eyleminin sübutu halinde 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına giren 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 23.05.2011 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.06.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2016/162 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılan ... Kimya Plastik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.