Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11728 E. 2025/5945 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11728
- Karar No
- 2025/5945
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1272 E., 2021/27 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği SUÇ TARİHLERİ : 23.12.2014, 12.03.2015, 13.03.2015, 15.03.2015 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı CMK) 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve merciisince karar verildiği anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis hapis cezasına hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu hükmün kaldırılarak, sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 4 yıl 12 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı CMK’nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakları korunarak, netice cezanın 3 yıl 9 ay hapis cezasına indirildiği; her ne kadar CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmasa da, kazanılmış hak sebebiyle ceza miktarı aynı kalmasına rağmen, esasen Bölge Adliye Mahkemesince cezanın artırılmış olması nedeniyle, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, ayrıca sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükmün de temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/75 Esas, 2018/98 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı TCK) 204/1-3 43. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 80.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan incelemede; 1. Katılan vekillerinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine ve sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun şikayetten vazgeçmeden dönmenin mümkün olmaması gerekçesiyle adı geçen sanıklar yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine, 2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine, 3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak, sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 62/1, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 4. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/2-3 43, 62, ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 17 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5. Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/2-3 43, 62, ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 12 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından kazanılmış hakları gözetilerek sanıkların cealarının 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak infazına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekillerinin Temyiz İstemi Tüm sanıklar yönünden katılan sıfatına sahip olduklarına, sanıklar ... ve ... hakkında kazanılmış hakkın söz konusu olmadığına, sanık ... yönünden eksik cezaya hükmedildiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Katılanın, sanıklar ... ve ... hakkında katılan sıfatıyla aleyhe istinaf hakkının var olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde kazanılmış hakları gözetilerek az cezaya hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı oluğuna, ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemi Eksik incelemeve araştırma ile karar verildiğine, hükmün makul gerekçeyi içermediğine, delillerin yeterince değerlendirilmediğine, teşdiden ceza tayinin isabetsiz olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın noterlik işlemlerini, yasal çerçeve içinde yaptığına, yüklenen suçları işlemediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, katılan ile kardeşi ...'in birbirine çok benzediğine, sanığın herhangi bir menfaati ve işbirliğinin bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. 5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, sanığın yüklenen suçları işlemediğine, delillerin toplanmadığına ve yanılgılı değerlendirildiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Vekillerinin, Cumhuriyet Savcısının, Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyizleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hükmün yasal ve yeterli gerekçeyi içerdiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından ileri sürülen temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hakkında herhangi bir kısıtlama kararı bulunmadığı anlaşılan ve kendisini vekil ile duruşmalarda temsil ettiren sağır ve dilsiz katılanın, vekilinin de hazır bulunduğu 18.05.2017 tarihli oturumda tercüman eşliğinde alınan ifadesinde, sadece sanık ...'ten şikayetçi olduğunu, bu sanık hakkındaki kamu davasına katılmak istediğini, diğer sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını belirttiği, vekili tarafından da bu yönde aksi bir beyanın olmadığı, Mahkemece katılanın sadece sanık ... yönünden kamu davasına katılmasına karar verilmesinden sonra katılan ve vekilinin diğer sanıklar hakkında da şikayetçi olduklarına yönelik yeni beyan ve taleplerinin şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik, Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafiinin Temyizleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sağır ve dilsiz olan katılan ...'ün, sanıklardan ...'ün amcası, tanık ...’ün ise kardeşi olduğu, katılan adına tapuda kayıtlı Yenimahalle ilçesinde bulunan 2217, 1518 ve 2176 parsel numaralı üç adet gayrimenkulün bulunduğu, sanık ...'ün bu gayrimenkulleri katılanın bilgisi ve rızası dışında satmak için sanık ... ve sanık ...’ün işyerine gelen ve ...'nde görevli noter adına imza yetkisi bulunan sanık ...’ı azmettirmeleri ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde katılan adına ...'nin 23.12.2014 tarihli 10968 yevmiye numaralı ve 2217 parsel numarasında kayıtlı gayrimenkulün satımına ilişkin sanık ... ve sanık ...’in çalışanı olan ...'i vekil tayin eden sahte vekaletnameyi düzenledikleri, fakat bu vekaletname ile gayrimenkulün satışını gerçekleştiremedikleri, bunun üzerine sanık ...'ın yine sanık ...’ün işyerinin bulunduğu binaya geldiği, 12.03.2015 tarihli 02995 yevmiye numaralı ve 2217, 1518 ve 2176 parsel numaralarında kayıtlı üç adet gayrimenkulün satımına ilişkin sanık ... ve sanık ...’in çalışanı olan ...'i vekil tayin eden vekaletnameyi sahte olarak düzenledikleri, ancak yine bu vekaletname nedeniyle gayrimenkullerin satışının yapılamaması üzerine, yeniden sanık ... ve ...’ün aynı şekilde buluşup 12.03.2015 tarihli 03031 yevmiye numaralı ve 2217, 1518 ve 2176 parsel numaralarında kayıtlı gayrimenkullerin satımına ilişkin sanık ... ve sanık ...’in çalışanı olan ...'i vekil tayin eden vekaletnameyi sahte olarak düzenledikleri ve bu vekaletname ile 16.03.2015 tarihinde ... tarafından katılana ait 1518 parsel numaralı gayrimenkulün ...'in sahibi bulunduğu ... Plastik San. ve Tic. AŞ. adına, 2217 parsel numaralı gayrimenkulün 1/2 hissesinin sanık ...’in kardeşi ... adına, 2176 parsel numaralı gayrimenkulün ise sanık ...’in annesi ...'e satışının gerçekleştirildiği, 1518 parselde bulunan gayrimenkulü satın alan ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. tarafından gayrimenkul satış bedelinin ödendiği, anılan vekaletnamelerin katılan tarafından değil, onun yerine bir başka kişi tarafından imzalandığı, 2217 parselin 1/2 hissesine sahip olan sanık ...'in aynı parselde diğer yarı hisseye sahip olan ve katılanın öz kardeşi olan ...'e hissesini de alma konusunda teklif götürdüğü, bunun üzerine katılan ...'ün kendisine ait gayrimenkullerin satıldığını öğrendiği ve Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2015/119 esas no'lu dosya üzerinden tapu iptal ve tescil davası açtığı, bu davada alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 17.12.2015 tarihli raporunda; satış işleminin gerçekleştirilmesinde kullanılan Ankara 65. Noterliğince düzenlenmiş 12.03.2015 tarih ve 03031 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde vekaletnamedeki ... adına atılı imzanın ...'ün eli ürünü olmadığının tespit edildiği ve anılan davanın da kabulüne karar verildiği, suça konu üç adet vekaletname üzerinde yaptırılan kriminal incelemede ise; vekaletnamelerdeki "okudum, kabul ettim" yazılarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte kaligrafik bulgunun tespit edilemediği, yine bu vekaletnamelerdeki ... adına atılı bulunan imzaların ...'ün elinden çıkmadığı ve hakiki imzalarının model alınması suretiyle sahte olarak atıldığı kanaatine varıldığının belirtildiği olayda; sanığın aşamalarda istikrarlı ve değişmeyen savunmalarında, sanık ...'in davaya konu taşınmazları katılandan satın aldığına ilişkin tutanakları ibraz ettiğini, bunun üzerine taşınmazların satışı konusunda sanık ... ile aralarında aşamalı olarak sözleşme düzenlediklerini, taşınmazlardan ikisinin kendisi tarafından satın alındığını bedelin bir kısmının banka kanalıyla diğer kısmının ise elden nakit ödendiğini, diğer taşınmazın ise ... Plastik ... AŞ'ye satıldığını ve bedelinin banka kanalıyla ödendiğini, vekaletin sahte olduğunu ortaya çıkmasından sonra sanık ... tarafından zararlarının giderildiğini, vekaletnamenin sahte olduğunu bilmediğini, yüklenen suçu işlemediğini savunması; dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın savunmasını destekler şekilde, sanık ... ile sanık ... arasında davaya konu taşınmazların satışı konusunda olayların akışına uygun sözleşme ve tutanakların bulunması, 2217 parsel sayılı taşınmazın devri için miras taksiminden önce sanık ...'in babası ... tarafından sanık ... ve ...'e vekaletname verilmesi, yine bu parselin 1/2 hissesinin sanık ... tarafından satın alındıktan sonra, kalan hisse sahibi ve katılanın kardeşi ...'e hissenin satın alınması hususunda teklif götürülmesi, suça konu vekaletnamelerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine tapu iptal tescil davasının katılan lehine sonuçlanmasının ardından gerek sanık ... ile sanık ... arasında, gerekse ... Plastik ... A.Ş ile sanık ... arasında sulh ve ibra protokollerinin düzenlenmesi, bu protokol ve sulh sözleşmeleri uyarınca ödemelerin ve borca karşılık bir kısım taşınmaz devrinin yapıldığının anlaşılması, suça konu sahte vekaletnamenin düzenlendiği noterlikte noter olan tanık ...'nın, sanık ... ile ...'nin panik ve korku içinde yanına geldiklerine dair beyanı ile bir kısım tanık beyanları ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR A. Katılan Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Verilen Karara Yönelik Temyizi Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının temyiz yoluna tabi olmadığı anlaşıldığından, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilleri ve sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafiileri ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.