Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7086 E. 2023/6466 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7086
- Karar No
- 2023/6466
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/18 E. 2015/418 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanığın, suça konu 49.000,00 TL bedelli sahte olarak düzenlenmiş çeki ciro ederek takas amacıyla verdiği, alınan uzmanlık raporu ile çekin sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu, yine çekte birinci ciranta olan S... Ltd. Şti. adına olan cironun yetkilisi M.Y.'ye ait olmadığının belirlendiği, çekin ölen çalışanları Ç.Ö. tarafından getirildiğine dair kaçamaklı savunmasına, çalışanın bu yetkiyle çalıştırıldığına dair inandırıcı belge ibraz edememesi ve soruşturma aşamasındaki çeki bizzat kendisinin ciro ederek bankaya ibraz ettiğine dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde suçtan kurtulmaya matuf olması nedeniyle itibar edilmediği, bu şekilde atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çekin örneği, kurumların cevabi yazıları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.