Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6729 E. 2023/6091 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6729
- Karar No
- 2023/6091
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/521 E., 2015/547 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2013/521 Esas, 2015/547 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin hükümde tartışılmadığına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin, takdiri indirim uygulanmamasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesinin fiil ile ceza arasında orantısızlık oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın boşandığı eşi olan katılana nafaka ve tazminat ödemesi yaparken "...''den 1000 TL para teslim aldım" yazan ve altında katılanın imzası bulunan belge aldığı, bu belgeye sonradan "boşanma tazminatı ve nafaka bedelidir not: ilgili icra dosya borcu kapanmıştır" ibaresi ile "1" rakamının önüne gelecek şekilde "7" rakamını eklediği ve bu belgeyi 08.05.2013 tarihinde avukatı aracılığıyla hakkında başlatılan icra takip dosyasına sunduğu iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılan ifadesinde sanığın kendisine nafaka bedeli olarak 71.000 TL değil 1.000 TL ödediğini, belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak suça konu belgedeki "boşanma tazminatı ve nafaka bedelidir not ilgili icra dosyası borcu kapanmıştır" ibaresi ve "7" rakamının belgeye sonradan eklendiğini belirtmiştir. 4. Adli Tıp Kurumunun 14.05.2015 tarihli raporunda "Belge, ...’den 71.000 TL para aldım. Boşanma tazminatı ve nafaka bedelidir. Not:ilgili icra dosya borcu kapanmıştır” yazılarının sanığın el ürünü olduğu, inceleme konusu belgede bulunan diğer yazı ve imzaların katılanın el ürünü olduğu, " 04.02.2011 okudum ..." yazıları ile altındaki imzanın bir kalem, üst taraftaki diğer yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile atılmış olduğu, belgede bulunan boşanma tazminatı ve nafaka bedelidir, not ilgili icra dosya borcu kapanmıştır” yazısı ile "7" rakamının bulunduğu yere sonradan ilave edilmiş olduğu belirtilmiştir. 5.Mahkemece sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, suç konusunun önemi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın dosyaya yansıyan kişilik yapısı ile geçmişteki hali dikkate alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmamış ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunması, katılan beyanı, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilme ve lehe hükümlerin uygulanmama gerekçeleri yeterli ve hukuka uygun bulunduğundan sanık müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2013/521 Esas, 2015/547 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.