Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6259 E. 2023/8186 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6259
- Karar No
- 2023/8186
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2015/697 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında verilen kararın incelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, şikâyetçinin bilgisi ve rızası dışında düzenlenen suça konu "Digitürk Ücretli Digital Televizyon içerik Hizmetleri Konut İçi Kullanma Sözleşmesi"ni şikâyetçi adına imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2. Bilirkişi raporuna göre;inceleme konusu abonelik sözleşmesi üzerindeki imzaların şikayetçinin el ürünü olmadığı, abonelik sözleşmesinin 4-5-6.sayfalarındaki abone imzalarının üst bölümlerinde bulunan ve el yazısı ile yazılmış "..."yazılarının sanık ...'ın eli ürünü olduğu değerlendirilmiştir. 3. Mahkemece sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın şikayetçi adına sahte Digitük abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş, 2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, 3. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.