Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/1203 E. 2023/10066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1203
Karar No
2023/10066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/88 E., 2015/383 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 Tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararı ile; 1. sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar müdafinin temyiz istemi; sanık ... hakkında hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin karara dayanak yapılması, sanıkların eylemlerinin suç teşkil etmemesi ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi nedeleriyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz istemi; dava konusu senetle ilgisi bulunamaması, izinsiz kayda alınan telefon görüşmelerinin hukuka aykırı delil olması, bu görüşmelerden de kendisinin alacaklıya avukat bulduğunun ve maddi yardımda bulunduğunun anlaşılması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in müte veffa...e borç para verdiği, bu borçlara karşılık suça konu imzalı boş senedi aldığı doldurup, icra takibine koymaya karar verdiği, takip masraflarının fazla olması nedeniyle takip masraflarının sanık ... tarafından karşılanması, senedin tahsil edilmesi halinde sanık ...'ın pay alması hususunda anlaştıkları ve senetteki 100.000,00 TL olan kısmın 150.000,00 TL olarak değiştirilerek sanık ... tarafından sahtecilik yapılmak suretiyle takibe konulduğu, sanık ...'in de takip masraflarını ödeyip, senedin tahsilinden pay almak suretiyle sahte senedin düzenlenmesine ve kullanılmasına iştirak ettiği iddiasıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır. 2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Adli Tıp Kurumunun 23.06.2014 tarihli,...Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarının 16.01.2014 tarihli uzmanlık raporlarında senetteki borçlu imzasının...e ait olduğu, senetteki tanzim yazılarının sanık ... eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir. 4. Mahkemesince, sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.02.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Suça konu bonodaki borçlu imzasının senet borçlusu...e ait olduğu ve tanzim yazılarının sanık ... tarafından doldurulduğu dosyada mevcut uzmanlık raporları ile sabit olduğu ve senedin doldurulmadan önceki haline ilişkin fotokopinin dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmakla sanık ...'in kendisi tarafından yazılan yazılarda değişiklik yapmaktan ibaret eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı ancak senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulması nedeniyle "açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçunu oluşturabileceği gözetilerek, bu konuda katılanın yazılı delili olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile suç niteliği de yanlış takdir edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 Tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/1203, K. 2023/10066, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-1203-e-2023-10066-k-5ac7f84af61d